11 Ağustos 2011 Perşembe

Badulcan...

Çok leziz, çok nefasetli ve çok bereketli bir yemektir kendileri. Üstelik en önemli özelliği; içine hiç su katılmadan pişirilmesidir. İçine konan her sebzenin kendi suyunun diğerleriyle kaynaşmasıyla lezzetlenen, için için pişen, sebzenin kendine emanet olarak aldığı suyunu, pişerken iade etmesiyle tatlanan bir yemektir. Tıpkı OLAN haline pişerek dönüşen, aldığı emanetleri vererek lezzetlenen insan gibi...

Malzemeler:

6-7 adet orta boy patlıcan (badulcan da denir)
5-6 adet sivri biber (büber de denir)
7-8 adet orta boy domates (tomtiss de denir ve Ankara'nın Ayaş ilçesinin sulu domatesi olursa tadından yenmez olur.)
5-6 diş sarmısak (sarımsak denir)
yarım su bardağı zeytinyağı

Yapılışı;

Büyükçe bir tencereye, tüm kabuklarından arındırılmış ve acı tadı böylece engellenmiş patlıcanlar, parmak kalınlığında jülyen kesilmiş olarak konur, domatesler de kabuklarından sıyrılır ve iri parçalar halinde eklenir, biberler de kesilerek ilave edilir.Kabukları soyulan sarımsaklar bıçak ile minik parçalar halinde kesilir ve yemeğe atılır. Hepsinin üstüne z. yağı dökülür, tencerenin kapağı kapatılır ve tamamen kısık ateşte bir saat pişmeye bırakılır. İlk yarım saat tencerenin kapağı hiç açılmaz ki yemek lezzetlensin, yarım saat sonunda tuzu ilave edilir, bir saat sonra ateşten alınır ve soğumaya bırakılır, bu kısmı yalan, çünkü yemek o kadar güzel olurki, soğumaya bırakılmadan ekmekle içine dalma işlemi gerçekleşir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme